Türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2026 Pazar

radyo dede yayında

 Tümer Diyor ki: 

*TÜMER DEDE'DEN SİZLERE SESLENİŞ*

*Dostlar*

*Ben 82 yaşına gelmiş, yılmadan ülkem için, milli ve manevi değerlerimiz için mücadele eden, mücadelesinden vazgeçmeyen Tümer Dede olarak sizlere seslenmek istiyorum.*

Seksen iki yıllık ömrümde çok şey gördüm. Yokluğu gördüm, varlığı gördüm. Bu milletin nasıl küllerinden doğduğunu gördüm. O yüzden susamam. O yüzden bu yaşımda bile kalemimi, kelamımı bırakamam.

Uzun zamandır aklımdaydı. Haber sitemiz var, son dakikamız var... Ama ruhumuzun gıdası eksik kalıyordu.

Bizim çocukluğumuzda radyo bir köşede çalardı. Bir mehter marşı çalar, tüylerimiz diken diken olurdu. Bir türkü çalar, anamız ağlardı. Bir dede konuşur, ahlakı, fazileti anlatırdı.

İşte ben o radyoyu özledim. O yüzden *RADYO DEDE*'yi kurduk.

https://radyodede.com/

Radyo Dede nedir?

Radyo Dede *Türklüğü anlatır.*

Radyo Dede *Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatır.* Bu vatanın nasıl kurtulduğunu ve o fikrin neden hala yolumuzu aydınlattığını anlatır.

Bu radyoda ne var?

*Tümer Dede Sohbetleri var.* Hayatın içinden, yaşanmış.

*Milli ve manevi değerlerimiz var.* Ahlak var, fazilet var, örf var, adet var.

*Musikimiz var.* Sabah mehter marşıyla başlayacağız, gün boyu Türk Sanat Müziği, akşam sazımızla, sözümüzle, türkülerimizle...

Ve bu radyoda *TÜRK'ÜN GÜCÜNÜ anlatacağız.*

Sadece Türkiye'deki Türk'ü değil;

*Kerkük'teki, Irak'taki Türkmen kardeşimizi, Suriye'de Bayır Bucak'ta davasını sürdüren evladımızı anlatacağız.* Yalnız değilsiniz diyeceğiz.

*Türk Cumhuriyetlerimizi anlatacağız.* Azerbaycan'dan Kazakistan'a, Kırgızistan'dan Özbekistan'a, Türkmenistan'dan Kıbrıs'a kadar... Aynı soy, aynı dil, aynı kan diyeceğiz.

*Avrupa'da, Amerika'da, dünyanın her köşesinde başarılı olan Türk'ü anlatacağız.*

*Efsanelerimizi anlatacağız.* Dünyayı titreten pehlivanlarımızı... Koca Yusuf'u, Kurtdereli'yi, Yaşar Doğu'yu, Gazanfer Bilge'yi... O bilekteki imanı anlatacağız.

*Ve bu radyo SİZİN radyonuz.* https://radyodede.com/

Dostlar, bu mikrofon sadece benim değil. Aynı fikirde, aynı yürekte olan herkese açık.

Elinizde bir bilgi, bir hikaye, bir türkü varsa gönderin. Bir köyünüzü, bir geleneğinizi anlatın. Biz burada seslendirelim.

Gelin birlikte Dünya'ya Türk'ü anlatalım. Dünya'ya Atatürk'ü anlatalım.

82 yaşımdayım. Benim sizden bir beklentim yok. Tek muradım, gözümü yummadan bu bayrağın, bu ezanın, bu Türk'ün sesinin daha gür çıktığını görmek.

*Radyo Dede artık yayında. Buyurun sohbete. https://radyodede.com/

*Tümer Dede*

*Radyo Dede: Sözümüzle, Sazımızla, Türkümüzle Türk'ün Gücü*

*Bize Ulaşın, Program Gönderin, Türk'ün Sesine Ses Katın:*

Her gün bir kere tıklayın, yayını beğenirseniz dinleyin, beğenmez iseniz kapatın, abone olun ücretsiz. radyonun linki şöyle: radyodede.com    internet üzerinden yayın yapmaktadır. Yani İnternet radyosu. 

Sizlerin desteği olmaz ise, bizim çabalarımız boşta kalır. Destek sizden, hizmet bizden.

https://radyodede.com/

e-mail.radyodede.com


radhttps://radyodede.com/

*E-Posta: radyodede@gmail.com

30 Ağustos 2026 Pazar

Düşman değişir, niyet değişmez

TÜMER DİYOR Kİ: 

30 Ağustos: Düşman belli, yol belli.

30 Ağustos 1922... Dumlupınar.

18 Mart 1915... Çanakkale. Arada 7 yıl var ama ruh aynı ruh. 

Milletim bak, ikisinde de emperyalistler bu ülkeyi haritadan silmeye kalktı. 

İkisinde de bu millet "gel bakalım" dedi. Çanakkale'de "Türk'ü Anadolu'dan atacağız" dediler, denize döküldüler. 

30 Ağustos'ta "Sevr'i uygulayacağız" dediler, Yunan'ı denize gömdük.

DÜŞMAN DEĞİŞİR, NİYET DEĞİŞMEZ. 

Halkım dikkat et, o günkü İngiliz, Fransız, Yunan bugün isim değiştirdi. 

Ama niyet aynı niyet: Bu vatanı parçalamak. Bugün de direnmek zorundayız. 

Ekonomide direneceğiz, kültürde direneceğiz, bilimde direneceğiz. 

Çünkü Türk'ün gidecek hiçbir yeri yok. Türk'ün Türk'ten başka dostu yok. 

Bu topraklar, Anadolu erenler evliyalar diyarıdır. 

Burası Türk'ün temel yurdudur. Başka vatanımız yok. 

BİRLİK OLMA ZAMANI. Milletim bak, ülkemde yaşayan tüm etnik toplumlarla birlik ve beraberlik içerisinde olmak zorundayız. 

30 Ağustos bize neyi öğretti? Ayrı gayrı yok. 

Emperyalist geldiğinde ilk yapacağı iş ne? "Bizi birbirimize düşürmek" 

O yüzden bir bütün halinde devletimize ve Cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız. 

Cumhuriyetin kazanımları kıymetlidir. Bize oy hakkı verdi, mektep verdi, hürriyet verdi. 

Bu şuuru idrak edemeyenler olabilir. Onlara anlatacağız. 

İçinde yaşadığımız sıkıntıları biliyoruz. Hayat pahalı, canlar sıkkın. 

Ama 1922'de neyimiz vardı? Hiçbir şey. Yine de pes etmedik. 

Sıkıntı bahane değildir. Sıkıntı, bileği daha çok bükmek içindir. Daha çok çalışmak, mücadele etmek içindir. Umutlar yitirilmemeli. 

İSTİKBAL GÖKLERDEDİR: UÇAK FABRİKALARI NEREDE?

En can alıcı yer burası sevgili okurum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1925'te ne dedi? "İstikbal Göklerdedir."

Sözde kalmadı. Ne yaptı? 1925'te Tayyare Cemiyeti kuruldu.

1926'da Kayseri'de Uçak Fabrikası açıldı.

1932'de Nuri Demirağ kendi uçağını yaptı, THK Uçak Fabrikası kuruldu. 

1936'da Eskişehir ve Ankara'da fabrikalar açıldı. Biz o gün göklere talip olduk. 

Peki sonra ne oldu? Fabrikalar bir bir kapatıldı. 

Neden, neden geleceği göremedik! Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasına neden sahip çıkamadık? İşte sorgulanması gereken bu! Neden, neden, neden!

Oysa bugün İran-İsrail savaşında neyi gördük?

Gökyüzüne hakim olan masada söz sahibi oluyor.

Drone'u olan, füzesi olan, hava savunması olan ayakta kaldı. 

Atatürk 100 yıl önceden söylemiş: "İstikbal göklerdedir" sözünün gereğini yerine getirme zamanı. Şimdi kapatılan uçak fabrikaları açılmalıdır. 

Gençlerimiz tekrar gökyüzüne bakmalıdır. 

Çünkü 30 Ağustos karada kazanıldı, ama 21. yüzyıl gökte kazanılacak. 

SON SÖZ: REHAVETİ AT ÜZERİNDEN. Rehavet en büyük düşmandır. 

"Nasıl olsa atlattık" demek, Dumlupınar'a ihanettir. o gün süngüyle kazandık. Bugün akılla, bilimle, üretimle kazanacağız. 

Türk Milleti esaret altında yaşayamaz. Bunu tarih yazdı. 

Bu nedenle bugün birlik olacağız. Devletimizin arkasında duracağız. 

30 Ağustos bize bunu fısıldıyor: "Evlat, uyuma. Vatan nöbeti bitmedi."

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN. 

Zekeriya Tümer

30.08.2026

ulusalhaber1881@gmail.com


12 Ocak 2022 Çarşamba

HADDİMİZİ BİLELİM, KENDİMİZE GELELİM.

 TÜMER DİYOR Kİ: 


HADDİMİZİ BİLELİM, KENDİMİZE GELELİM. 

Sevgili okurlar 

  https://www.turkgucu.tv 

Hayatın içinden programında yayınlanan konuşmamı burada da yayınlamak istedim. 

Her gün akşam saatlerinde 21.00 de, gündüz de saat 15.00 de benim HAYATIN İÇİNDEN programımı izleyebilirsiniz. 

Okumak bazen okuyucularıma zor geliyor. Beni dinlemek daha kolay oluyor.  Televizyonda canlı olarak aynı anda yüzlerce kişi izliyor. Elbette bu izleme yüzlerce değil binlerce olmalı. 

Bizler https://www.turkgucu.tv nda, Türkün Gücünü Mustafa Kemal Atatürk'ün Türklük konusundaki görüş ve düşünceleri içerisinde, tarihin derinliklerinden bugüne kadar ki Türkün yaşamları konularında yayınlar yapmaktayız. 

Elbette,  bu konularda bilimsel araştırma yapan uzman kişilere yer verilmektedir. 

Tek yol vardır; Mustafa Kemal Atatürk'ün yolu. 

Ancak, gerçekten Mustafa Kemal Atatürk'ü iyi anlayabildik mi, iyi anlatabildik mi? 

Atatürk'ün bizlere söylemiş olduğu sözleri, yaptığı çalışmaları, iktisadi, ticari, siyasi konular dahil, bir çok konularda ki çalışmalarını iyi tahlil edip, genç kuşaklara anlatılabilse idi, herhalde bugün bugünleri yaşamazdık. 

İşte https://www.turkgucu.tv sinde gerçekler anlatılacaktır. 

Başta Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz  ve Osmanlı devletimiz, geçmişteki Türk Devletleri ve bugün Dünyamız üzerinde bulunan Türk Cumhuriyetleri ile birlikte Türkün gücü Dünyaya duyurulmak istenmektedir.

Birliğimizin, dirliğimizin bozulmaması için geçmişimizi bilmek ve geleceğimizi de şekillendirmek zorundayız. 

Biz kimiz, nereden geldik nereye gidiyoruz? 

Gelişen yeni dünyada konumumuz ne olmalı? 

Son yüzyılın büyük dahisi ve lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere ışık tutan görüş ve düşüncelerini, bizlere yol gösteren sözlerini, yaptığı icraatları ve bizlerin geleceği için söylemiş olduğu sözleri iyi anlamalı ve anlatmalıyız. 

Tek yol vardır, Mustafa Kemal Atatürk'ün yolu. Onu iyi anlamalı ve anlatmalıyız. 

Bu nedenle bizleri izleyin, takip edin, gereken desteğinizi verin. 

YouTube de yayınlanan videolarımızı izleyin, beğenin, abone olun ve paylaşın.

Başarılı yayın yapmak sizlerin sayesinde olur. 

Bizlere destek veren herkese teşekkür eder, ilgi ve alakalarınızı bekleriz. 

12.01.2022

Zekeriya Tümer

ulusalhaber1881@gmail.com

5 Eylül 2020 Cumartesi

Korona ile uğraşmak, yobazlarla uğraşmaktan kolay.

 TÜMER DİYOR Kİ:


Sevgili okurlar, Korona ile uğraşmak, yobazlarla uğraşmaktan kolay.
Yazımın sağ tarafında Prof.Justin McCarty'in sözlerini dikkatle okumanızı tavsiye ederim. 

Son 20 yılda Mantar gibi türeyen tarikatlar devletin içlerine sızmış ve Laik, Demokrat Türkiye Cumhuriyetinin temeline Dinamit koymaya başlamışlardır. 
İsrail'in kendi açıklamasında Türkiye'deki tarikatların çoğunu biz kurduk, demiştir. 
Sosyal medya'da ki paylaşımlarda ülkenin içerisindeki bulunduğu sıkıntılar, değişik ifadeler ile dile getirilmektedir. 
Baskı gittikçe artacak, ekonomik kriz gittikçe büyüyecektir.  Korona ise bu gidişle Dünyayı ve bilhassa bizim ülkemizi kolay kolay terk etmeyecektir. 
Emperyalist düşünce yer yer Türk milletine karşı içinde beslediği kin ve intikam hırsını dile getirmekte, Osmanlıyı nasıl içten içe parçalayıp Anadoluyu işgal etti ise, aynı şekilde şimdi de böl, parçala, yut politikasını uygulamaya çalışmaktadır. 
Din kisvesine bürünmüş kişiler, Ajan olarak görevlerini yapmaktalar. Bu kişiler hem İslam Dinine, hem de Devletimize zarar vermekteler. 
Mustafa Kemal Atatürk'e saldırmak, Türkiye Cumhuriyeti Devletine saldırmaktır. Bu bence Vatan hainliğidir. 
Ne demiş Prof.Justin Mc. Carty: "Atatürk olmasaydı, Türk belki Özbekistan'da olurdu, ama Trakya ve Anadolu'da kalmazdı. 100 yılda tüm civar büyük coğrafyadan sürülmüş ve katledilmiş  Türkler'in Konya ovasından  sürülmeleri ve atılmaları  ne kadar sürerdi sanıyorsunuz? ve Amerikalı Tarihçi devam ediyor. ...Ne Türk ne de Türkiye kalırdı. Mustafa Kemal sadece ülkeyi kurtarmadı, Türk neslini de kurtardı.".
Burada şunu da eklemek gerek bu söze. Mustafa Kemal Anadolu'yu Düşmandan kurtarırken, İslamiyeti de kurtardı. Türkiye işgal edilmiş olsaydı, Arap yarımadası tamamen emperyalistlerin hakimiyeti altına çoktan girmiş olurdu. 
Bunu Atatürk sayesinde başaramayan emperyalistler, değişik yollarla Orta doğuya girmiş, sömürmelerine devam etmekteler. 
Şimdi de Türkiye Cumhuriyetini Dinci geçinen Dinsiz adamlarla yıpratarak, bölme ve parçalama peşinde koşmak talar. 
Halkımız şunu unutmamalıdır. İslam Dini, Dinlerin en mükemmelidir. Bu Dinci geçinen Dinsizlerin yaptıklarına bakarak İslamiyeti de yıpratmamak gerek. Kur'an-ı Kerimi iyi okumalı, iyi anlamalıyız. Peygamberimizin gerçek sözlerine dikkat etmeliyiz. 
Gerçekler ortada.
Korona yüzünden ekonomimiz dar boğaza girdi. Bütün dünya bunun sıkıntısını uzunca bir süre yaşayacak. 
İnsanlar korkularından alış verişlerini artık E Ticaret üzerinden yapacaklar. Temaslar ortadan kalkacak, el öpmeler, sevgi ile sarılmalar yok olacak ve insanlık bazı duygularını böylece yitireceklerdir.  
Her gün sabah kalktığımızda umutlarımız karamsar tablolar karşısında yavaş yavaş yok olmakta.
Umutlarımızı yitirmemek gerek. Her inişin bir çıkışı, her çıkışın bir inişi vardır. 
Bulanan sular elbet bir gün gelecek durulacaktır. 
Bu ülkenin temeli sağlam atılmıştır. Kimse kolay kolay yıkamaz. 
Kim ne derse desin, neticede zorda kalındığında tek sığınılacak yer neresi oluyor ANITKABİR. 
ATATÜRK TÜRK MİLLETİNE ALLAH TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞTİR. ONUN DEHASI, BİZLERE BIRAKTIĞI EMANET GENE ONUN FİKİR VE DÜŞÜNCELERİ ÇERÇEVESİNDE EBEDİYEN YAŞAYACAKTIR. 
NE MUTLU BİZLERE Kİ, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜMÜZ İLE HZ. MUHAMMED MUSTAFA'MIZ VAR. KIYMETLERİNİ BİLELİM, ONLARI İYİ ANLAYALIM. 

05.09.2020
ZEKERİYA TÜMER
ulusalhaber1881@gmail.com. 
NOT: MEDİREVO A.Ş.nin ürettiği BOR VE KENEVİR ana maddesi olan ürünleri

https://borlu.medirevo.com.tr/ temin etmeniz mümkündür. 


12 Aralık 2016 Pazartesi

2016 YILININ SON GÜNLERİ YAŞANIRKEN…

TÜMER DİYOR Kİ:
2016 YILI'NIN SON GÜNLERİ YAŞANIRKEN…
"Son üç aydır bizim de hayatımızda bazı iniş ve çıkışlar yaşandı." 
Sevgili okurlar, insanların hayatlarında inişler ve çıkışlar yaşanır. Son üç aydır bizim de hayatımızda bazı iniş ve çıkışlar yaşandı. Bu nedenle de yazmak istediğimiz birçok konuyu yazamadık.
Ülkenin içerisinde bulunduğu durum bizim durumumuzdan daha da karmaşık bir halde.
2015 yılı sıkıntılı geçecek, 2016 yılı 2015 i aratacak demiştik. Öyle de oldu. 2017 yılı ise her iki geçen yılı çok ama çok daha aratacak.
2016 yılının son günleri yaşanırken, 10 Aralık’ta İstanbul’da meydana gelen bombalı saldırıda birçok Polisimiz ve sivil vatandaşlarımız hayatını kaybetti. Kanlı terör ellerini bir türlü üzerimizden çekmiyor. Ölenlere rahmet, geride kalanlara da sabırlar ve başsağlığı dileriz.
15 Temmuz’da yapılan uyduruk darbe girişimi nedeniyle ülkemiz tam bir kaos ortamına sürüklendi. Feto’cu olanlar veya kıyısından geçenler, geçmeyenler tutuklandı. Binlerce kişi haklı veya haksız mağduriyet yaşamaktalar. Bunların sıkıntıları elbette yaşanacaktır.
15 Temmuz olayı affedilecek bir olay değildir. Ülkemize çok büyük zarar vermiştir. Vermeye de devam edecektir. 15 Temmuz olayına bilerek karışanların veballeri çok büyüktür. Onların affedilecek tarafları yoktur. Cezalandırılmalıdırlar. Bu olayı planlayan ve uygulamaya teşebbüs edenler kesinlikle affedilmezler.
Feto terör örgütü olarak adlandırılan ve bugüne kadar bu terör örgütünü besleyip büyütenler de mutlaka hesap vermelidirler. Zamanında kürsülere çıkarak Fettullah Gülen hocaya laf söyletme yenler, öve öve bitiremeyenler, aldatıldık, kandırıldık deyip kurtulamazlar.
Dolar ile oynayan ve ülkenin ekonomisine darbe vurmaya çalışan dış güçlerin yanında, içeride de bazı güçler mutlaka vardır. 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vatandaşa seslenerek, dolar bozdurmaları, altına yönelmeleri çağrısı güzel de, vatandaşın hangilerinde dolarlar var. Bizim valla bir dolarımız bile yok. Dolar zengini olanların bozdurmaları gerek.Vatandaşın boz duracağı üç beş dolar ekonomiyi düze çıkarmaya yetmez. Kısa sürede biter ve dolar yeniden fırlar. Daha kalıcı ve tutarlı tedbirler alınmalıdır. Bu da iktidar Hükümetinin görevidir. Halkın kemer sıkacak beli çok inceldi, beli kalın olanlar kemerlerini sıkmalıdırlar.
Lozan bir türlü gündemden düşmüyor. Çok merak ediyorum, Lozan da kaybedildi denen 12 ada Osmanlı döneminde kaybedilmişti. Peki şu an Yunanistan’ın göz göre göre aldığı 18 ada nasıl kaybedildi?. Neden kimsenin sesi çıkmıyor?
 Başbakan Tansu Çiller zamanında ufacık bir kayalığa Yunan bayrağı çekildi diye, Kardak krizi patladı ve bizim komandolar giderek, orayı Yunanistan’dan almışlar, Türk Bayrağını dikmişlerdi.
 Şu an kaybedilen 18 ada için neden ses çıkmıyor? Bu durum çok önemli değil mi? 
Toprak kaybediyoruz, hem de savaşmadan, barış hüküm sürerken. Kıbrıs’ta kaybedilmek üzere.
Bu topraklarımız kıymetli değil mi yoksa?
Askerimiz Suriye içerilerine girdi. Orada resmen savaşıyor. Bu durumun sonucu da inşallah ülkemize çok zarar vermez. Ortadoğu’da 3.Dünya harbinin çıkmasına inşallah biz sebep olmayız.
Sevgili okurlar, yeni yıla girerken hepimiz, gelecek yılın mutlu ve huzur dolu günler getirmesini isteriz. Yılbaşı çekilişi için alınan biletler hayallerimizi süsler. İstanbul’da Nimet Abla’nın milli piyango gişesinin önünde uzun kuyruklar oluşmakta, Ankara’da da Kızılay’da Haydar’ın önünde uzun kuyruklar oluşmakta. Umut, ya çıkarsa! Nimet abla ve Haydar bir kat daha zengin olurken, sıraya girip bilet alan vatandaşta rüyasında zenginliğin tadını çıkarır herhalde!
Umut, umut hep umut, gıdamız oldu simit. Halk bu halde iken kalkıp nasıl dolar bozdursun, bunu da düşünmek gerek.
2017 yılında Anayasa değişikliği, Partili Cumhurbaşkanlığı olayı, ülkeyi gerdikçe gerecek.
Siyaset kargaşası devam ederken, ülkenin bir çok değeri yitirilmekte, kimsenin umurunda değil.
Ahlaklı bir toplum olabilmek için çaba harcayacağımıza, ahlaksız ve duyarsız bir toplum olma yolunda da hızla ilerlediğimizi, maalesef yaşamaya başladık. Sözünde durmayan, birbirini kandıran, yalan söyleyen, kendi çıkarı için başkasına her türlü hileyi yapan, saygısız bir toplum olma yolunda da hızla ilerliyoruz.
Ülkenin selameti için tek yol var, çok acele Milli Mutabakat Hükümetinin kurulması ve en önemli yol da Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde gitmektir. Türk Milletinin geleceği, Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği politikayı uygulamak ve onun izlediği yolu izlemektir.
Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmanın ve birlik-beraberlik içerisinde ülkenin kalkınması için çaba harcamak zorunda olduğumuzu, bizi idare edenler ve siyasilerimiz dâhil herkesin bilmesi gerektiğine inanmaktayız.
Yerli Malı yurdun malı, her Türk bunu kullanmalıdır.
Yabancı malların sevdasından vazgeçelim.
12.12.2016
Zekeriya Tümer